İçeriğe geç
KA KPSS Akademisi

Sözcük Türleri

Türkçe Sözcük Türleri

KPSS Türkçe - Sözcük Türleri Konu Anlatımı ve Ders Notu

1. İSİM (AD)

Varlıkları, kavramları ve durumları karşılayan, adlandıran sözcüklerdir. Mastar eki (-mak / -mek) alamazlar.

A) Varlıkların Türüne (Verilişine) Göre İsimler

  • Özel İsim: Tek bir varlığı, benzeri olmayan benzersiz kavramları karşılayan isimlerdir. Büyük harfle başlarlar.
  • Örnekler: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul Boğazı, Galata Kulesi, Anadolu Bulvarı.
  • Cins (Tür) İsim: Aynı türden birden fazla varlığı karşılayan ortak isimlerdir.
  • Örnekler: İnsan, ağaç, çiçek, masa, bulut, kalem, kitap.

B) Varlıkların Sayılarına Göre İsimler

  • Tekil İsim: Aynı türden sadece tek bir varlığı karşılayan, çokluk eki (-lar / -ler) almamış isimlerdir.
  • Örnekler: İnsan, ağaç, asker, kuş, ev.
  • Çoğul İsim: Çokluk ekini (-lar / -ler) alarak aynı türden birden fazla varlığı karşılayan isimlerdir.
  • Örnekler: İnsanlar, ağaçlar, askerler, kuşlar, evler.
  • Topluluk İsimleri: Şekilce (biçimce) tekil olduğu halde, bünyesinde birden fazla varlığı barındıran, çokluk anlamı taşıyan isimlerdir.
  • Örnekler: Halk, orman, ordu, sınıf (öğrenciler kastedildiğinde), aile, meclis, deste, düzine.

C) Varlıkların Oluşuna Göre İsimler

  • Somut İsim: Beş duyu organımızdan (görme, işitme, koklama, dokunma, tatma) en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkların adlarıdır.
  • Örnekler: Kalem, ses, ışık, rüzgar, sıcaklık, koku, masa.
  • Soyut İsim: Beş duyu organımızla algılayamadığımız; akıl, inanç ve his yoluyla kabul ettiğimiz kavramların adlarıdır.
  • Örnekler: Sevgi, özgürlük, korku, cesaret, akıl, rüya, nefret, hüzün.

D) İsmin Hâlleri (Durumları)

İsimler cümledeki görevlerine göre beş farklı hâlde bulunurlar:

  1. Yalın Hâl: İsimlerin hâl eklerini almamış durumudur. Çoğul eki veya iyelik eki almaları yalınlığı bozmaz.
  • Örnekler: Ev, evler, evimiz (Hâl eki yoktur, yalındır).
  1. Belirtme (Yükleme) Hâli (-ı / -i / -u / -ü): Eylemin doğrudan etkilediği varlığı gösterir. "Neyi, kimi?" sorularına cevap verir.
  • Örnekler: Evi temizledim. Kalemi bana ver.
  1. Yönelme (Yaklaşma) Hâli (-e / -a): Eylemin yöneldiği yeri, yönü bildirir. "Nereye, kime?" sorularına cevap verir.
  • Örnekler: Eve gidiyorum. Okula doğru yürüdü.
  1. Bulunma (Kalma) Hâli (-de / -da / -te / -ta): Eylemin gerçekleştiği yeri veya durumu bildirir. "Nerede, kimde?" sorularına cevap verir.
  • Örnekler: Evde çalışıyorum. Sınıfta sessizlik var.
  1. Ayrılma (Çıkma) Hâli (-den / -dan / -ten / -tan): Eylemin başladığı veya ayrıldığı yeri bildirir. "Nereden, kimden?" sorularına cevap verir.
  • Örnekler: Evden çıktım. Okuldan geliyorum.

E) İsim Tamlamaları (Ad Takımları)

En az iki ismin bir araya gelerek aralarında aitlik, sahiplik veya ilgili olma yönünden kurdukları kelime grubudur. Tamlamada birinci unsura Tamlayan (ilgi eki alır: -ın, -in, -un, -ün), ikinci unsura Tamlanan (iyelik eki alır: -ı, -i, -u, -ü, -sı, -si) denir.

  1. Belirtili İsim Tamlaması: Hem tamlayanın hem de tamlananın ek aldığı tamlamalardır. Aitlik kesin olarak belirtilir.
  • Formül: Tamlayan (Ekli) + Tamlanan (Ekli)
  • Örnekler:
  • Öğrencinin sınavı (Sınav öğrenciye aittir).
  • Masalın kahramanı (Kahraman masala aittir).
  • Yaşamın anlamı
  • > 💡 KPSS Kritik Notu: Zamirler de isim tamlaması kurabilir (tamlayan veya tamlanan olabilirler). "Çocuklardan biri" (buradaki -dan eki -ın ilgi eki yerine geçmiştir), "Herkesin hayali" (herkes belgisiz zamirdir).
  1. Belirtisiz İsim Tamlaması: Tamlayanın ek almadığı, sadece tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır. Genel bir türe işaret eder.
  • Formül: Tamlayan (Eksiz) + Tamlanan (Ekli)
  • Örnekler:
  • Öğrenci başarısı (Öğrencinin başarısı değil, genel bir başarı türü).
  • Masal kahramanı (Masalın kahramanı değil).
  • Yaşam mücadelesi, Türk kahvesi, Akşam yemeği.
  1. Zincirleme İsim Tamlaması: En az iki isim tamlamasının iç içe geçerek en az üç isimden oluştuğu tamlamalardır (Dıdısının dıdısı kuralı).
  • Örnekler:
  • Öğrenci başarısının sırası ([Öğrenci başarısı] belirtisiz isim tamlaması + sırası ➔ Zincirleme).
  • Masalın kahramanının adı ([Masalın kahramanı] belirtili isim tamlaması + adı ➔ Zincirleme).
  • Belediye başkanının aracı ([Belediye başkanı] belirtisiz isim tamlaması + aracı ➔ Zincirleme).
  • > ⚠️ Sınav Tuzağı: "Belediyenin eski aracı" tamlaması zincirleme isim tamlaması değildir! Burada "eski" sözcüğü sıfattır. Sadece araya sıfat girmiş tek bir belirtili isim tamlaması vardır. Zincirleme olabilmesi için araya giren sözcüğün de isim soylu olup yeni bir tamlama kurması gerekir (Örn: "Belediye başkanının aracı" zincirlemedir).

2. SIFAT (ÖN AD)

İsimlerin önüne gelerek onları renk, şekil, durum yönünden niteleyen ya da işaret, sayı, belgisizlik ve soru yönünden belirten sözcüklerdir.

  • Altın Kural: Sıfat olan her yerde Sıfat Tamlaması vardır. Sıfat tamlamasının olmadığı tek sıfat türü Adlaşmış Sıfattır çünkü orada isim düşmüştür.

A) Niteleme Sıfatları

İsimlerin rengini, biçimini, durumunu bildiren sıfatlardır. İsme sorulan "Nasıl?" sorusunun cevabıdır.

  • Örnekler:
  • Siyah kazak (Nasıl kazak? ➔ Siyah - Rengini bildirdi).
  • Yuvarlak masa (Nasıl masa? ➔ Yuvarlak - Biçimini bildirdi).
  • Yorgun öğrenciler (Nasıl öğrenciler? ➔ Yorgun - Durumunu bildirdi).
  • Pekiştirme Sıfatları: Anlamı kuvvetlendirilmiş niteleme sıfatlarıdır. "M, P, R, S" sesleriyle kurulur.
  • Örnekler: Tertemiz gömlek, apaçık konu, sapsarı saçlar, masmavi gökyüzü.
  • Küçültme Sıfatları: Sıfata yaklaşıklık anlamı katan "-cık, -ımsı, -ımtırak" ekleriyle kurulur.
  • Örnekler: Ufacık çocuk (ufağa yakın), ekşimsi elma (ekşiye yakın), yeşilimtırak gömlek (yeşile çalan).

B) Belirtme Sıfatları

İsimleri çeşitli yönlerden belirten sıfatlardır. Kendi içinde 4'e ayrılır:

  1. İşaret Sıfatı: İsimleri işaret yoluyla belirten sözcüklerdir. "Hangi?" sorusuna cevap verir.
  • Örnekler: Bu ev, şu kitaplar, o baharat, aşağı mahalle, yukarı kat, yerdeki halı (sıfat yapan "-ki" eki her zaman işaret sıfatı kurar).
  • > ⚠️ Tuzak (ÖSYM İpucu): "O" sözcüğünün yanında virgül varsa zamir, virgül yoksa sıfat olur (çünkü tamlamaların arasına virgül girmez).
  • O duygulu şair... (Sıfat)
  • O, duygulu bir şairdi. (Zamir)
  1. Sayı Sıfatı: İsimleri sayısal yönden belirten sıfatlardır.
  • Asıl Sayı Sıfatı: İki gün, 15 yaş (Kaç?).
  • Sıra Sayı Sıfatı: İkinci kat, 21. sayfa, ilk gün, son kat (Kaçıncı? "İlk" ve "son" kelimeleri her zaman sıra sayı sıfatıdır).
  • Kesir Sayı Sıfatı: Yarım ekmek, çeyrek altın, %10 hisse (Ne kadar?).
  • Üleştirme Sayı Sıfatı: İkişer ekmek, üçer çocuk (Kaçar? Rakamla değil, sadece yazıyla yazılmalıdır, aksi halde yazım hatası olur).
  • Topluluk Sayı Sıfatı: İkiz çocuk, üçüz kedi.
  1. Belgisiz Sıfat: İsimleri belli belirsiz, kesinlik göstermeden belirten sıfatlardır.
  • Örnekler: Birkaç kişi, bazı günler, birtakım meseleler, her soru, hiçbir insan.
  • > 💡 Zamirleri de etkiler: "Her şey" tamlamasında "şey" belgisiz zamirdir, başındaki "her" ise belgisiz sıfattır.
  1. Soru Sıfatı: İsimleri soru yoluyla belirten sözcüklerdir. Cevabı yine bir sıfattır.
  • Örnekler: Nasıl bir ev aldınız? (Cevap: Güzel bir ev), Hangi ceketi aldın? (Şu ceketi), Kaç kitap okudun? (Beş kitap), Ne tür filmler? (Şu tür).

C) Adlaşmış Sıfat

Niteleme sıfatlarının önündeki isim düştüğünde, sıfatın ismin görevini üstlenerek adlaşmasıdır.

  • Yaşlı insanları odaya aldılar. (Niteleme sıfatı) ➔ Yaşlıları odaya aldılar. (Adlaşmış sıfat)
  • Kirli çamaşırları sepete at.Kirlileri sepete at. (Adlaşmış sıfat)
  • Güzeller içinden bir seni seçtim. (Güzeller ➔ Güzel kızlar anlamında adlaşmış sıfattır).

3. ZAMİR (ADIL)

İsim olmadıkları halde isimlerin yerini tutan, isim gibi çekim eki alabilen sözcükler veya eklerdir.

A) Sözcük Hâlinde Zamirler

  1. Kişi (Şahıs) Zamirleri: Sadece insan adlarının yerini tutan zamirlerdir. Türkçede 6 tanedir: Ben, sen, o, biz, siz, onlar.
  • Örnek: Ben ona her şeyi anlattım, sizin kararınıza karışamam.
  1. Dönüşlülük Zamiri: "Kendi" sözcüğüdür. Kişi zamirlerinin yerine kullanılabilir veya onlarla birlikte kullanılarak anlamı pekiştirir.
  • Örnek: Soruları kendim çözdüm. Ben kendim yaptım (Anlamı pekiştirmiştir).
  1. İşaret Zamiri: İnsan dışındaki varlıkların veya kavramların yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir.
  • Örnekler: Bunu kütüphaneden aldım, şundan bize de ikram et, oradakiler koliye konulacak, ötekini değil berikini beğendim.
  • > 🛑 Altın Fark: "O" ve "Onlar" kelimeleri insan için kullanılırsa Kişi Zamiri, insan dışı varlık için kullanılırsa İşaret Zamiri olur.
  • Onu dün kütüphanede ders çalışırken gördüm. (Kişi Zamiri)
  • Onu birazdan dondurucudan çıkarıp yiyelim. (İşaret Zamiri)
  1. Belgisiz Zamir: İsimlerin yerini belli belirsiz, net olmayan bir şekilde tutan zamirlerdir.
  • Örnekler: Bazıları derse geç geldi, herkes sessiz olsun, biri içeri girdi, kimse konuşmasın, kimileri bu duruma üzüldü, birkaçı çok kolaydı.
  • > 💡 Kritik Kelime: "Şey" sözcüğü Türk Dil Kurumu'na göre belgisiz zamir kabul edilmektedir.
  1. Soru Zamiri: İsimlerin yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir. Cevabı isim veya zamirdir.
  • Örnekler: Yemeği kim yaptı? (Cevap: Ali yaptı), Masadakilerden hangisi senin? (Şu benim), Pazardan ne aldın? (Elma aldım), Çocukların kaçı katıldı? (Beşi katıldı).

B) Ek Hâlinde Zamirler

  1. İyelik Zamiri (İyelik Eki): Eklendiği ismin kime, neye ait olduğunu bildiren eklerdir.
  • Örnek: Sesim (benim sesim), kardeşin (senin kardeşin), hayali (onun hayali).
  1. İlgi Zamiri (-ki): Belirtili isim tamlamasında tamlananın düşmesiyle onun yerini tutan "-ki" ekidir. Her zaman bitişik yazılır ve "-inki / -unki" kalıbıyla gelir.
  • Örnek: Evin borcu bitti, arabanınki (arabanın borcu) duruyor. Benim telefonum bozuk, seninki (senin telefonun) çalışıyor mu?

4. ZARF (BELİRTEÇ)

Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendi türünden sözcükleri (zarfları) durum, zaman, miktar, yer-yön veya soru yönünden etkileyen sözcüklerdir.

A) Durum Zarfları

Fiile ya da fiilimsiye sorulan "Nasıl?" sorusunun cevabıdır. Eylemin yapılış şeklini bildirir.

  • Örnekler:
  • Konuyu dikkatlice dinledi. (Nasıl dinledi? ➔ Dikkatlice).
  • Soruları hızlıca çözüp dışarı çıktı. (Nasıl çözüp? ➔ Hızlıca - Fiilimsiyi etkiledi).
  • Bize gülerek selam verdi. (Nasıl selam verdi? ➔ Gülerek).
  • > 💡 Kritik Bilgi: Kesinlik (asla, mutlaka, şüphesiz), yineleme (yine, gene, tekrar), olasılık (sanırım, galiba, belki) bildiren kelimeler de cümle içinde Durum Zarfı kabul edilir.

B) Zaman Zarfları

Fiil veya fiilimsinin yapılma zamanını bildiren, "Ne zaman?" sorusuna cevap veren sözcüklerdir.

  • Örnekler:
  • Bize dün akşam geldi. (Ne zaman geldi? ➔ Dün akşam).
  • Ödevimi şimdi bitirdim. (Ne zaman bitirdim? ➔ Şimdi).
  • Bu konuyu sonra konuşuruz. (Ne zaman konuşuruz? ➔ Sonra).

C) Ölçü - Miktar (Azlık - Çokluk / Nicelik) Zarfları

Fiilin, fiilimsinin, sıfatın ya da başka bir zarfın miktarını, derecesini bildiren, "Ne kadar?" sorusuna cevap veren sözcüklerdir.

  • Örnekler:
  • Sınava çok çalıştım. (Fiili etkiledi).
  • Bugün biraz dinlen. (Fiili etkiledi).
  • Sınıfın en çalışkan çocuğudur. (Çalışkan sıfatını derecelendirdi. "En" ve "pek" kelimeleri en üstünlük bildiren derecelendirme zarflarıdır).
  • Bu ara pek konuşmuyor. (Fiili etkiledi).

D) Yer - Yön Zarfları

Fiilin veya fiilimsinin yöneldiği yönü belirten sözcüklerdir. Türkçede yer-yön zarfı olan kelimeler sınırlıdır: ileri, geri, içeri, dışarı, aşağı, yukarı, öte, beri.

  • Örnekler:
  • Herkes hızlıca içeri girdi. (Zarf)
  • Lütfen biraz geri çıkın. (Zarf)
  • Çocuk koşarak aşağı indi. (Zarf)
  • > 🛑 EN BÜYÜK SINAV TUZAĞI: Yer-yön bildiren sözcükler hiçbir hâl eki (-e, -de, -den) almamalıdır. Eğer ek alırlarsa doğrudan İsim olurlar!
  • Hızlıca içeri girdi. (Ek yok ➔ Yer-Yön Zarfı)
  • Hızlıca içeriye girdi. (Yönelme eki var ➔ İsim)
  • Çocuk aşağı indi. (Yer-Yön Zarfı)
  • Çocuk aşağıdan geldi. (Ayrılma eki var ➔ İsim)

E) Soru Zarfları

Eylemleri soru yönüyle tamamlayan sözcüklerdir.

  • Örnekler: Buraya ne zaman geldin?, Bu soruyu nasıl çözdün?, Beni neden aramadın?, Okula niçin gitmedin?, Ne ağlıyorsun orada? ("Ne" sözcüğü "neden/niçin" anlamında kullanılmışsa soru zarfıdır).

5. EDAT (İLGEÇ)

Tek başına anlamı olmayan, cümle içinde diğer sözcüklerle birleşerek anlam ilgileri (benzetme, neden, amaç, araç, birliktelik vb.) kuran sözcüklerdir.

A) Sık Kullanılan Edatlar ve Anlam İlişkileri

  • Gibi: Benzetme, yaklaşıklık veya tezlik anlamı katar.
  • Adam çocuk gibi ağlıyordu. (Benzetme)
  • Zil çaldığı gibi fırladı. (Tezlik / Zaman)
  • Göre: Görelik, uygunluk veya karşılaştırma anlamı katar.
  • Bana göre bu kitap harika. (Bence / Görelik)
  • Geçen yıla göre bu yıl ürün fazla. (Karşılaştırma)
  • İçin: Amaç, neden, uğruna anlamı katar.
  • Atanmak için sabaha kadar çalıştı. (Amaç - Eylemin sonucu henüz belli değil)
  • Yollar kapandığı için otobüs gecikti. (Neden/Gerekçe - Eylemin sonucu belli)
  • İle: Cümleye araç, birliktelik veya durum anlamı katar. Kendisinden önceki kelimeye birleşerek "-la / -le" şeklinde de yazılabilir.
  • Kitapları ile (kitaplarıyla) insanlara ulaştı. (Araç)
  • Eski dostlarım ile müzede buluştum. (Birliktelik)
  • Soruları dikkat ile inceledi. (Durum)
  • Kadar / -e Kadar: Karşılaştırma, ölçü, sınır veya yaklaşıklık bildirir.
  • Senin kadar şaşırdım. (Karşılaştırma / Eşitlik)
  • Sahile kadar yürüdük. (Sınır / Mesafe)
  • 100 kadar davetli vardı. (Yaklaşıklık)
  • E Doğru / -e Karşı / -den Beri / -den Başka / -e Rağmen:
  • Akşama doğru yola çıktık. (Zaman yönelmesi)
  • Suçlamalara karşı kendini savundu. (Muhalefet / Yönelme)
  • Sabahtan beri yağmur yağıyor. (Zaman başlangıcı)

B) 2023 TDK Değişiklikleri ve Kritik Notlar

  • > ⚡ Önemli (Yalnız / Sadece kuralı): "Yalnız" sözcüğü sadece anlamında kullanıldığında TDK'nin son güncellemeleri doğrultusunda artık ZARF kabul edilmektedir.
  • Beni yalnız sen anladın. (Sadece sen anladın ➔ Zarf)
  • Diye: Türk Dil Kurumu tarafından artık edat sınıfında değerlendirilmektedir.
  • Ait: Son düzenlemelerle doğrudan edat kabul edilmektedir (Örn: Kendime ait bir oda).
  • Değil: İsim cümlelerini olumsuz yapan bu sözcük cümlenin sonunda yer alıyorsa her zaman edattır.
  • Ki: Cümlenin sonunda yer alıp şüphe, pekiştirme, sitem gibi anlamlar katıyorsa edattır (Örn: Böyle de konuşulmaz ki!).

6. BAĞLAÇ

Tek başına anlamı olmayan; eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini veya cümleleri birbirine bağlayan köprü görevi gören sözcüklerdir. Cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamı bozulabilir ama genellikle daralır.

A) Sık Kullanılan Bağlaçlar

  • Ve, Veya, Ya da: Sözcükleri veya cümleleri bağlar.
  • Ama, Fakat, Lakin, Oysaki, Halbuki, Ne var ki: Karşıtlık anlamı kurarak cümleleri bağlar.
  • Çünkü, Zira, Mademki: Gerekçe bildirerek cümleleri bağlar.
  • Dahi, Bile, De (Da): Eklendiği cümleye pekiştirme, eşitlik, katılma anlamı katar. Her zaman ayrı yazılır.
  • Tekrarlı Bağlaçlar (Hem... Hem, Ya... Ya, Ne... Ne, Gerek... Gerek):
  • Örnek: Hem renkli taşlar hem deniz kabukları topladık.
  • Örnek: Ne şaşkınlıklarını gizleyebildiler gerek plan yapabildiler.
  • İse: Karşılaştırma anlamı katarsa bağlaçtır.

B) Edat ve Bağlaç Ayrımı (Altın İpuçları)

  1. İle Ayrımı: "İle" yerine "VE" getirilebiliyorsa Bağlaç, getirilemiyorsa Edattır.
  • Eski fotoğrafları ile tarihi belgeleri albüme koydu. (Fotoğrafları ve belgeleri ➔ Anlamlı ➔ Bağlaç)
  • Büyük bir azim ile çalıştı. (Azim ve çalıştı ➔ Anlamsız ➔ Edat)
  1. Yalnız / Ancak Ayrımı: "Yalnız" ve "ancak" kelimeleri yerine "AMA / FAKAT" getirilebiliyorsa Bağlaçtır.
  • Yola çıktım yalnız otobüsü kaçırdım. (Yola çıktım ama kaçırdım ➔ Bağlaç)

7. ÜNLEM

Sevinç, korku, şaşkınlık, acı, hüzün gibi aniden beliren duyguları ifade eden ya da seslenme, hitap barındıran sözcüklerdir.

  • Örnekler: Eyvah, yemek yandı!, Tüh, yine geç kaldık!, Hey, buraya bak!, Şşşt, sessiz olun!

8. FİİL (EYLEM)

İş, oluş veya durum bildiren, mastar eki (-mak / -mek) alabilen sözcüklerdir. Kip ve kişi eki alarak çekimlendiklerinde cümlelerin yüklemi olurlar.

A) Anlamlarına Göre Fiiller

  1. İş (Kılış) Fiilleri: Öznenin kendi iradesiyle yaptığı ve bir nesneyi etkilediği fiillerdir. Fiilin başına "onu" kelimesi getirildiğinde anlamlı olur (Nesne alabilirler).
  • Örnekler: Okumak (onu okumak), sevmek (onu sevmek), çözmek (onu çözmek), yazmak.
  1. Durum Fiilleri: Öznenin içinde bulunduğu durumu, hareketi bildiren ancak bir nesneyi etkilemeyen fiillerdir. Başına "onu" getirildiğinde anlamsız olur (Nesne alamazlar).
  • Örnekler: Ağlamak (onu ağlamak - anlamsız), uyumak (onu uyumak), gülmek, durmak.
  1. Oluş Fiilleri: Öznenin iradesi dışında, zamanla kendiliğinden gerçekleşen fiziksel veya kimyasal değişimleri bildiren fiillerdir.
  • Örnekler: Paslanmak, yaşlanmak, küflenmek, büyümek, bayatlamak, sararmak.

B) Fiillerde Kip ve Kişi (Eylem Çekimi)

Fiillerin kip ve kişi ekleri alarak çekimlenmesine Çekimli Fiil denir.

  • Haber (Bildirme) Kipleri (Zaman Bildirir):
  • Şimdiki Zaman (-yor, -makta): Geliyor, gelmektedir.
  • Gelecek Zaman (-acak / -ecek): Gelecek, anlayacağız.
  • Geniş Zaman (-r, -ar, -er, olumsuzu: -maz / -mez): Çözer, gitmezsin.
  • Görülen Geçmiş Zaman (-dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti): Geldim, vazgeçti.
  • Öğrenilen (Duyulan) Geçmiş Zaman (-mış / -miş / -muş / -müş): Okumuş, düşmüş.
  • Dilek (Tasarlama) Kipleri (Zaman Bildirmez):
  • Gereklilik Kipi (-malı / -meli): Gitmeliyim, çıkmalısın.
  • Şart / Koşul Kipi (-sa / -se): Dinlese, severse.
  • İstek Kipi (-a / -e): Geleyim, konuşasın.
  • Emir Kipi (Eki yoktur, şahıslara göre çekimlenir): Gel, gitsinler.

C) Eylem Çekim Türleri (Zamanına Göre Fiiller)

  1. Basit Zamanlı (Çekimli) Fiil: Bünyesinde sadece tek bir kip eki barındıran fiillerdir.
  • Örnekler: Geldim, seviyor, anlayacağız, çözersin.
  1. Birleşik Zamanlı (Çekimli) Fiil: Basit zamanlı bir fiilin üstüne ikinci bir kip eki gibi duran ek fiilin (idi, imiş, ise) getirilmesiyle oluşan fiillerdir.
  • Hikâye Birleşik Zamanı (Kip eki + idi): Geliyordu (Geliyor idi - Şimdiki zamanın hikâyesi).
  • Rivayet Birleşik Zamanı (Kip eki + imiş): Anlatacakmış (Anlatacak imiş - Gelecek zamanın rivayeti).
  • Şart Birleşik Zamanı (Kip eki + ise): Severse (Sever ise - Geniş zamanın şartı).

D) Fiillerde Anlam (Zaman) Kayması

Fiilin çekimlendiği kip eki ile cümlenin kastettiği anlam zamanının farklı olması durumudur. Bir anlatım bozukluğu değildir.

  • Örnek: Yarın kütüphaneye gidiyorum. (Şimdiki zaman eki kullanılmış ancak "yarın" dendiği için "gideceğim" gelecek zaman anlamı kastedilmiştir).
  • Örnek: Nasrettin Hoca bir gün pazara iner. (Geniş zaman çekimi, geçmiş zaman anlamında).

E) Fiillerde Çatı

Fiillerin özne ve nesnelerine göre kurdukları anlamsal ve yapısal ilişkidir. Sadece yüklemi fiil olan cümlelerde aranır, isim cümlelerinde çatı aranmaz.

  1. Öznelerine Göre Fiil Çatıları:
  • Etken Fiil: Eylemi gerçekleştiren gerçek bir öznesi olan fiillerdir. (Örn: Öğrenci konuyu dikkatlice dinledi.)
  • Edilgen Fiil: Eylemi yapan gerçek öznesi belli olmayan, eylemden etkilenen varlığın "sözde özne" olduğu fiillerdir. Fiile "-l" veya "-n" ekleri getirilir. (Örn: Sınıf temizlendi.)
  • Dönüşlü Fiil: Eylemi yapan ile eylemden etkilenen varlığın aynı olduğu fiillerdir. Öznesi gerçektir. Fiile "-l" veya "-n" ekleri getirilir. (Örn: Sınavı kazanan Ali sevindi.)
  • İşteş Fiil: Eylemin birden fazla özne tarafından karşılıklı ya da birlikte yapıldığını bildiren, "-ş" ekiyle kurulan fiillerdir. (Örn: Kuşlar ötüşüyor [birlikte], İki arkadaş selamlaştı [karşılıklı]).
  1. Nesnelerine Göre Fiil Çatıları:
  • Geçişli Fiil: Nesne alabilen fiillerdir. Başına "onu" kelimesi getirilebilir. (Örn: Kitabı okudu ➔ Onu okudu.)
  • Geçişsiz Fiil: Nesne alamayan fiillerdir. Başına "onu" getirildiğinde anlamsız olur. (Örn: Gitti ➔ Onu gitti - anlamsız.)
  • Oldurgan Fiil: Geçişsiz bir fiile "-r, -t, -dır" ekleri getirilerek fiilin geçişli hale getirilmesidir. (Örn: Ağlamak [geçişsiz] ➔ Ağlatmak [geçişli]).
  • Ettirgen Fiil: Geçişli bir fiile "-r, -t, -dır" ekleri getirilerek geçişlilik derecesinin artırılması, işi başkasına yaptırma anlamı kazandırılmasıdır. (Örn: Okumak [geçişli] ➔ Okutmak [ettirgen]).

F) Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiil kök veya gövdelerine getirilen özel yapım ekleriyle türetilen; çekimli fiil gibi çekimlenemeyen ancak fiil anlamını koruyan isim, sıfat veya zarf görevli sözcüklerdir.

  1. İsim - Fiil (Ad - Eylem): Fiillere getirilen "-ma, -ış, -mak" (Mayışmak) ekleriyle yapılır.
  • Örnekler: Okumak ufkumuzu açar, Şiir yazış tarzı, Konuşmayı denemelisin, Gelişini bekledik.
  • > ⚠️ Önemli İstisna (Kalıcı Adlar): Fiilimsi eklerini alıp tamamen bir varlığın kalıcı adı olan sözcükler artık fiilimsi kabul edilmezler.
  • Dondurma, dolma, çakmak, danışma, giriş, kavurma.
  1. Sıfat - Fiil (Ortaç): Fiillere getirilen "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" (Anası mezar dikecekmiş) ekleriyle sıfat tamlaması kuran sözcüklerdir.
  • Örnekler: Arayan kişi, görünmez kaza, tanındık yüz, yıkanası kıyafetler, çıkacak konular, sararmış fotoğraflar.
  1. Zarf - Fiil (Bağ - Fiil / Ulaç): Fiillere getirilen "-ip, -ince, -eli, -ken, -a -e, -meden, -dikçe, -erek, -maksızın, -dığında, -r... -mez, -asıya" ekleriyle durum veya zaman bildiren sözcüklerdir.
  • Örnekler: Ders çalışırken uyumuşum, Okuyarak çözdü (nasıl?), Yağmur başlayınca (ne zaman?), Görür görmez sarıldı, Durmaksızın yürüdü, Güle güle gidin, Koşarak girdi.
  • > 💡 Fiilimsi Grupları: Fiilimsilerin kendilerinden önceki kelimelerle kurdukları kelime gruplarıdır. Cümlenin ögelerinde parçalanamazlar.
  • Örnek: Vaktinde sahip olamadığım imkanlar... ("Vaktinde sahip olamadığım" kısmı sıfat-fiil grubudur).

G) Yardımcı Fiiller

İsim soylu sözcüklerin arkasına gelerek birleşik fiil kuran etmek, olmak, kılmak, eylemek sözcükleridir.

  • Örnekler: Fark etmek, memnun olmak, namaz kılmak, seyreylemek.
  • > 💡 Yazım Kuralı: Yardımcı eylemle birleşirken ses düşmesi ya da ünsüz türemesi (ses olayı) gerçekleşirse kelimeler bitişik yazılır, ses olayı yoksa ayrı yazılır.
  • His + etmek ➔ Hissetmek (Bitişik - Ünsüz türemesi)
  • Keşif + etmek ➔ Keşfetmek (Bitişik - Ünlü düşmesi)
  • Kahır + olmak ➔ Kahrolmak (Bitişik - Ünlü düşmesi)
  • Fark + etmek ➔ Fark etmek (Ayrı - Ses olayı yok)

H) Ek Fiil (Ek - Eylem)

Türkçede "imek" eylemidir. İki temel görevi vardır:

  1. İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapmak:
  • En sevdiği şey uyumaktır. (Uyumak isim-fiildir, ek fiil alarak yüklem olmuştur).
  • Yorgun halde değilim. (Olumsuz şekli "değil" edatıyla kurulur).
  1. Basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapmak (İki zamanlı yapmak):
  • Geliyordu (Geliyor idi - Şimdiki zamanın hikâyesi).
  • Severse (Sever ise - Geniş zamanın şartı).

KPSS Sınavında Başarılar Dileriz! 🚀

Üye olursan okuduğun notlar işaretlenir, kaldığın yeri kaybetmezsin.

Reklam