1950-1970 MODERN YÖNETİM TEORİSİ

 1950-1970 MODERN YÖNETİM TEORİSİ

1950-1970 MODERN YÖNETİM TEORİSİ

AMAÇLARINA GÖRE YÖNETİM

Giriş

Bilginin yönetimi ve geçmişinden bahsetmek gerekirse diye başlamadan bilginin yönetimi profesyonellerle ve uzman çalışmacılarla gerçek değerini ortaya koyar. Yönetmek kelimesinin detaylı açıklamaları yapılır elbet. Satırlarca belki de fakat; yönetimin doğru yöneticilerin elinde olması ve bilgi merkezlerinde de uzun bir süreci kapsayan kalıcılığa sebebiyet verir. Bilginin geleceğe uygun şartlarda iletilmesini, kalıcılığını, doğru bilginin doğru kişilere doğru kanallarla iletilmesini sağlayan bu yönetim süreci  “1950-1970 Modern Yönetim” de nasıl ele alındığı incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yönetim, Modern Yönetim, Yönetim Sistemi,

1950-1970 MODERN YÖNETİM TEORİSİ

Tanımlamalar

Modern yönetim teorisi, klasikler ve neoklasikler arasında bağlantıyı yapmak ve birtakım yenilikler ekleyerek gelişmeyi hedefler. Modern yönetim kuramı örgütü ve çevresiyle etkileşim içinde olan açık sistem olarak ele almıştır. Modern yönetimin temeli de sistem yaklaşımı oluşturmakta ve bu yaklaşım önceki teorilerin aksine işletmeyi çevresi ile sürekli alışveriş halinde bulunan bir açık sistemdir.

Yönetimin amacı; insan ihtiyaçlarına cevap vermek üzere organizasyonlardır. Evrensel anlamda işletmenin kuruluş amacı sınırlı kaynaklarla amaca ulaşmaktadır.

Yönetim teknikleri; niceldir, nesneldir ve özgündür.

Yönetim bilgi sisteminin amacı; bir işletmede değişik kademede görev yapan yöneticilerin hızlı, objektif karar almalarına yardımcı olacak bilgileri sağlamaktır.

Amaçlara Göre Yönetim


 İşletmenin Amaçları

İşletmelerin geleceğine yönelik faaliyetlerin yönlendirilmesine yardımcı olan amaçlar işletmenin nereye veya hangi yönde gideceğini gösterir. Bütün işletmeler yazılı olsun veya olmasın belirli amaçları vardır.

Amaçlar; “Yönetimi yönlendiren, organizasyonun ulaşmak ve gerçekleştirmek istediği sonuçlardır.”

İşletmelerin amaçlarını kişiler ve kişilerin oluşturduğu gruplar belirler. Bunun da nedeni; insanların maddi ve manevi değeri elde etmek için uğraş içerisine girmeleridir. Dolayısıyla amaçlar “Maddesel yani parasal değer de olabilir veya maddesel olmayan ve tinsel özellik ve nitelikte olabilirler.” İşletmeler toplumda sosyal bir varlık olarak yaşayabilmeleri için tıpkı insanlar gibi bir takım amaçlar peşinde koşarlar. İşletmelerin amaçları ortadan kalktığında ona ulaşmak için araç rolü oynayan işletme ortadan kalkar.

İşletme bir amaçlar sistemidir. Kurucuların veya pay sahiplerinin işletmeyi oluşturmak için kendilerince belirlenmiş amaçları, işletmede yönetici olarak çalışanların ve diğer çalışanların amaçları gerçekleştirmek için çalıştıkları, işletmenin ürettiği mal ve hizmetleri seçen tüketicilerin amaçlarının oluşturduğu amaçlar sistemidir. ”İşletme birbiriyle çelişen, bir takım amaçların dengelendiği genel amaçlar sistemidir.” İşletmenin amaçlarına tesir eden faktörler Şekil 15 de gösterilmiştir.


 Amaçların Özellikleri

Amaçlar işletme sahipleri veya yönetim kademelerinin oluştuğu bir işletmede tepe yönetim kademesi tarafından belirlenir. Ancak amaçları diğer bölümlerin veya işletme çalışanlarının benimsemesi ve başarıyla gerçekleştirilmesine katılmalarının sağlanabilmesi için bu amaçların bazı özelliklerinin olması gerekir.

1-Amaçlar Özgün Ve Anlaşılabilir Olmalıdır

Amaçlarla elde edilmek istenilen sonuçlar açık ve net olmalıdır. Amaçlar açık ve seçik olursa bunları gerçekleştirecek olan çalışanların anlamaları ve başarmaları kolay olacaktır. Amaçlar tanımlanırken işletmenin hiyerarşik kademelerin ve bu kademede çalışanların anlayabileceği ifadeler kullanılmalıdır. “Genel ve belirsiz bir şekilde tarif edilen amaçlar beklenen sonuçlara ulaştıramazlar.”


2-Amaçlar Ulaşılabilir (Başarılabilir) Olmalıdır

Amaçlar belirli bir zaman içinde gerçekleştirilebilecek nitelikte olması yanında ne zor ne de kolay olmalıdır. İşletmenin maddi ve beşeri faktörleri dikkate alınarak tespit edilmelidir. Başarılamayacak amaçlar seçilmemeli aynı şekilde amaçlar çok da kolay başarılacak olmamalı. Amaçlar işletmenin kaynakları ile uyumlu olmalıdır.

–        Amaç = Kaynaklar

–        Amaç > Kaynaklar

–        Amaç < Kaynaklar

Bir işletmede amacın gerçekleşmesi kaynakların uyumu ile mümkündür. Birinci halde amaçlar gerçekleştirilir. Burada işletmecilik açısından amacın daha az kaynaklarla gerçekleştirilmesi önemlidir. İleride açıklanacağı üzere işletmecilikte rasyonellik ve değerleme kriterleri başlığı altında incelenecek konularda bu önem ortaya koyulacaktır.

3-Amaçlar Kabul Edilebilir Olmalıdır

Amaçlar bunları gerçekleştirecek olanlar ile işletme kurucuları ve pay sahipleri tarafından kabul edilmelidir. Şayet yöneticiler amaçlar kabul edilebilir cinsten ise bunları üstlenir, sahip çıkar ve başarabilirler. Kabul edilebilir amaçların tespiti ancak yöneticilerin ve çalışanların ihtiyaç ve isteklerinin bilinmesi ve değerlendirilmesi sonucu oluşur. Amaçlar ne kadar benimsenirse o kadar faydalı olur.

4-Amaçlar Güdüleyici (Motive Edici) Olmalıdır

Amaçlar amaçları gerçekleştirecek olan ilgilileri motive etmelidir. Başarı ihtiyaçlarını tatmin etmek isteyenler motive edilmeli, harekete geçirilmelidir. Harekete geçirme de motivasyon ile mümkündür.


5- Amaçlar Birbirleriyle Tutarlı Olmalıdır

Amaçlar birbirlerine uymalı veya birbirlerini tamamlamalıdır. Amaçlar arasında uyum olmazsa amaçların gerçekleştirilmesi mümkün olmaz.

İşletme içerisinde bir departmanın amacı diğer departmanların amaçları ile uyumlu olmalıdır. Örneğin; pazar payını artırmayı hedefleyen bir işletme üretim ve pazarlama departmanlarının amaçlarını uyumlu şekilde koordine ederse pazar payını artırmak mümkün olur.

6- Amaçlar Ölçülebilir Olmalıdır

Amaçlar ölçülebilir, diğer bir ifade ile objektif ve sayılarla ifade edilebilir olmalıdır. Ölçülebilir olması karşılaştırma olanağı sağlar, belirlenen amacın ne derece gerçekleştirildiğinin tespit edilmesini kolaylaştırır. Diğer yandan sayılarla ifade edilebilme özellikle kontrol faaliyetleri için önemlidir.

7-Amaçların Fırsat Maliyeti Gözönüne Alınmalıdır

İktisatçılar fırsat maliyetini “Bir şeyin seçilmesi nedeniyle vazgeçilen en iyi alternatifin değeri” olarak tanımlarlar. Bu tanımı esas alarak işletmecilik ve amaçlar açısından fırsat maliyeti dendiğinde yönetimin bir amacı seçmesi halinde diğer amaçların sağlayacağı yarardan da vazgeçilecektir. Örneğin X amacı seçildiği takdirde Y ve Z amacından vazgeçilmiş demektir. X amacının fırsat maliyeti Y veya Z amacının sağlayacağı fayda değeridir. Bu değerin X amacının sağlayacağı değerden daha düşük olması gerekir ki amaçların kabul edilmesi ve başarılmasında etkinliği artsın.


8- Amaçların Fonksiyonları (İşlevleri)

Amaçları gerçekleştirirken amaçlarla birlikte bazı işlevler de gerçekleştirilir.

Amaçlar; kaynakların seçiminde, programların hazırlanmasında işletmenin yöneticilerine yol gösterici niteliklere ve fonksiyonlara sahiptirler.

İşletme amaçlarının fonksiyonları aşağıdaki gibi sıralanabilir.

–        İşletmenin iç ve çevresini tanıma işlevi:

İşletme amaçları gerçekçi olarak tespit edilmesi gerektiğinden işletmeler zayıf ve güçlü yönleri analize tabi tutarlar. Güçlülük, işletmenin rakiplerine göre üstün olduğu yönleridir. Zayıflık ise rakiplerinin işletmeye göre sağladığı üstünlükler olarak ifade edilir.

İşletmeler SWOT analizi yaparak kendilerini ve çevrelerini tanıma olanağını sağlarlar.

Çalışanların davranışlarının olumlu yön verme işlevi:

Kişisel amaçların işletme amaçlarına uyumlaştırılması, işletme amaçlarının ön plana çıkarılmasını sağlar.

–        İşletmede faaliyetler arası koordinasyonun kurulmasını sağlar.

–        İşletme başarılarının ölçülmesinde kriter oluşturur.

–        Kararların alınmasında sınırlamalar getirir.

–        Değişiklik düşüncesini test etme imkanı verir.


9-Amaçların Sınıflandırılması

İşletmelerin amaçları çeşitli yazarlara göre değişik şekillerde ve değişik kriterler ele alınarak sınıflandırılmıştır.

Geleneksel ve çağdaş amaçlar.

Thomas Adams’a göre “İşletme amaçları çok değişik olabilir. En önemli kabul edilen amaçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir.”

–        Kar elde etme

–        Satış geliri sağlama

–        Sosyal sorumluluk

–        Varlığını idame ettirme ve büyüme

Erol Eren Ansoff’un da sınıflandırmasına sadık kalarak “İşletmelerin iki temel amacı vardır. Bunlardan birincisi temel ekonomik amaçlar, ikincisi ise sosyal amaçlardır.

Onal’a göre geleneksel amaçlar,

–        Kar elde etmek

–        Topluma hizmet

Çağdaş amaçlar ise;

–        Sosyal kar

–        Tüketiciye hizmet

–        İşletmenin yaşamını devamlı kılma.

Eren’e göre Temel ekonomik amaçlar,

–        Karlılık

–        Büyüme

–        Güvenlik

–        Otonomi

“Ekonomik olmayan amaçlar işletmenin çevresi ile ilgilidir.” İşletmenin çevresi denilince aklımıza çıkar grupları gelir. Bunlar; sendikalar, tüketiciler, devlet ve yerel yönetimler ve halktır. Sınıflandırmalar incelendiğinde amaçlar değişik başlıklar altında tasnif edilmiş içerikler incelendiğinde ise yakınlaşmalar veya değişik isimlendirmeler olduğu gözlenmiştir.


10-Temel Ekonomik amaçlar

Karlılık, Büyüme, Güvenlik ve Otonomidir.

Karlılık

Bütün işletmelerin kar amacıyla kurulduğu, klasik iktisatçılar tarafından ifade edilmektedir. Kar ve karlılık kavramları kapitalizmin ilk dönemlerinden beri bilinmektedir.

İktisat dilinde basitçe kar, üretim sonucu yaratılan mal ve hizmetlerin sağladığı hasılattan müteşebbise ayrılan pay olarak ifade edilir. Müteşebbisi üretime iten husus kar motifidir. “Kapitalist bir ekonomide üretim faktörlerinin en etkin kullanımını sağlayan kar unsurudur.”

Kar bir işletmenin herhangi bir dönem içinde fiilen satılan mal ve hizmetlerin satış tutarı ile bu mal ve hizmetlerin maliyet bedeli arasındaki olumlu farktır.

Diğer bir tanım ise “Kar, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile, bu hasılatın elde edilmesi için harcanan kaynakların yerine koyma bedelleri arasındaki olumlu farktır.”

İşletmecilik açısından kar ise; özvarlıkta meydana gelen artış olarak tanımlanır.

Kar iki prensibe göre oluşur. Bunlardan birincisi satışların maksimizasyonu, diğeri ise maliyetlerin minimizasyonudur. Satışların maksimizasyonundan ifade edilmek istenilen, işletmenin satışlarını karlı yaparak, satışlardan elde ettiği geliri (hasılatı) maksimum düzeye çıkarmasıdır. Maliyetlerin minimizasyonu ile maliyetleri minimum düzeyde tutulması anlatılmak istenmektedir.

Kar = Satış Gelirleri – Toplam Maliyetler

Bu denklemde fark olumlu ise kar, olumsuz ise zarar söz konusudur. İşletmenin satış gelirlerini maksimuma çıkarabilmesi için yönetim en karlı yolları araştırır, işletme faaliyetlerinin devamı da karlılığın sürekli olmasına bağlıdır.

Karın işletmecilikte belirli fonksiyonları vardır. Bunlar:

–        Kar, işletmenin başarısını ölçmekte bir kriterdir,

–        Kar, denetleme aracıdır,

–        Kar, müteşebbisi üretime iten motivasyon aracıdır.

–        İşletmenin devamlılığını sağlar.

Kar amacı gütmeyen işletmelerin varlığı da söz konusudur. “Ancak geniş kapsamlı tanıma girmekle beraber, bunlar farklı yapıdadırlar ve kar amacı gütmeyen örgütler kurum veya kuruluşlar olarak isimlendirilmeleri belki daha yerinde olur.”

Büyüme

Büyüme hacim artışını veya sayısal bir artışı ifade eder. Üretim ve satış miktarlarında artışın meydana gelmesi, büyüme işaretidir. Her sayısal gelişme sonucunda kesin olarak bir büyümeden bahsedemeyiz. Büyümeden bahsedebilmek için niteliksel gelişmeler de gereklidir.

” Niteliksel gelişmeler, işletmenin yapısını oluşturan maddi ve beşeri faktörlerin nitelik itibarı ile daha iyileştirilmesini, verimli hale getirilmesini gerektirir.”

İşletmeler açısından büyüme denildiği zaman sayısal ve niteliksel gelişmeler akla gelmelidir.

Üretimi sayısal olarak artırırken üretilen mal ve hizmetlerin niteliklerinin de artırılması gerekir.

Büyüme, daha geniş tüketici kitlesine hitap etmeyi gerektirdiği için onların arzu ve ihtiyaçlarına daha uygun ürünler üretilmesi ürün farklılaştırılması, ürün çeşitlendirilmesini gerektirir. Bunun yanında işletmenin organizasyonunda bazı değişiklikler söz konusu olabilir. Her canlı gibi işletmelerin de gelişerek (sayısal ve niteliksel) büyümeleri, tekamül etmeleri kaçınılmazdır.

Güvenlik

İşletmeler sürekli değişen dinamik bir çevrede faaliyet gösterirler. Bu nedenle risk kaçınılmazdır. Bu risk genellikle çevrenin değişken olması ve geleceğin belirsizliğinden kaynaklanır. İşletmeler bu riskleri dikkate alarak faaliyette bulunurlar. Bu durumda işletmeler iki tutum takınabilir. “Bunlardan birincisi riskleri ortadan kaldırma veya dağıtma tedbirleriyle defansif, ikincisi ise daha az risk taşıyan faaliyetleri bulma olanaklarını sağlayan ofansif bir güvenlik araştırmaktan ibarettir.”

Otonomi

İşletmenin kurucularının ve sahiplerinin işletmede söz sahibi olmaları mülkiyet hakkının kendilerine tanıdığı bir haktır. Bu kişiler kuruluştan sonra bu hakkın ellerinden alınmasını istemezler. “Otonomi, işletmenin geleceğine hakim olmayı gerektiren bir amaçtır.” İşletmenin geleceğine hakim olma işletme sahipleri ve yöneticileri için söz konusudur.

Bu amaç belirlendikten sonra işletmenin yönetim ve faaliyetleri ile ilgili kararlarında serbestçe hareket etme özgürlüğü de elde edilir. “Otonomiden söz edildiği zaman işletmenin yönetim özgürlüğü anımsanmalıdır.”[19]

11-İşletmenin Ekonomik Olmayan Amaçları

Genellikle işletmelerin temel amaçları ekonomiktir. Bunun yanında birçok işletmelerde ekonomik olmayan bazı amaçlar ekonomik amaçların bir ölçüde değişmesine neden olur. Ekonomik olmayan amaçlar sosyal amaçlar olarak da adlandırılır. Bu amaçlar işletmenin içinden ve dış çevresinden gelen baskılar sonucu oluşur. Ekonomik amaçlar sosyal amaçlara göre şekillenir. “Ekonomik olmayan amaçlar aslında işletmenin ekonomik amaçlarına kısıtlayıcı etkilerde bulunur.”

İşletmenin içinden oluşan ekonomik olmayan işletme amaçları işletme sahipleri ve çalışanların değer yargıları sonucu ortaya çıkar ve şekillenir. Örneğin ortakların ve sahiplerin kar beklentileri, çalışanların uygun çalışma koşulları ve ücretleri, ayrıca çalışanların oluşturduğu sendikalar sosyal amaçlarda etkili olur. İşletmenin dış çevresinde ise devlet, yerel yönetimler, tüketiciler ve sivil toplum örgütleri sosyal amaçların oluşumunda ve şekillenmesinde etkili olur. Örneğin devletin haksız rekabeti önlemesi, devletin ve tüketici derneklerinin tüketiciyi koruması, işletmen ekonomik amaçlarına yön verecek sosyal amaçların oluşmasında etkili olur.

12- Amaçlara Göre Yönetimin Tanımı ve Özellikleri

Modern yönetim uygulamalarından birisi de amaçlara göre yönetimdir. Amaçlara göre yönetim kavram olarak ilk defa 1954 yılında P.F.Drucer tarafından yayınlanan kendi kitabında tanıtılmıştır. Daha sonraları D.Mc.Gregor ve R.Likert amaçlara göre yönetim konusunda çalışmalar yapmışlardır. Amaçlara göre yönetimin tanıtılıp, uygulanmasının yaygınlaştırılmasında George Odiorne ve John Humble’ın katkıları büyük olmuştur.

İşletmenin daha önceden belirlenmiş olan amaç/amaçları vardır. Amacı olmayan kuruluş düşünülemez. Her yönetim belirlenen bu amaçların uygulanmasına çalışır. Ancak amaçlara göre yönetim, bütün yönetim sürecini amaçlar etrafında yoğunlaştırmaktadır

Verimli ve karlı olabilmek, gelişerek büyümek ve kuruluşun idamesi, her işletmenin temel amacıdır. “Amaçlara göre yönetim kuruluşun kar etme ve büyüme hedefleri ile, yöneticinin katkıda bulunma ve kendini geliştirme amaçlarını entegre eden bir sistemdir” Amaçlara göre yönetim, dikkatleri sonuçlar üzerinde toplar. “Bu tür yönetimde ilgi eyleme dönük olmaktan çok amaca yöneliktir.”

Tanımlar:

Amaçlara göre yönetim değişik işletmeciler tarafından tanımlanmıştır. Uygulamada bilim adamları ve yöneticiler tarafından pek çok tanım yapılmıştır.

Amaçlara göre yönetim; “Bir planlama ve belirlenmiş sonuçları elde etme stratejisidir.”

Diğer bir tanım ise; “Bir organizasyonda üst ve astların amaçlarını birlikte tespit ettikleri, sorumluluk alanlarını ve elde etmek istedikleri sonuçları birlikte kararlaştırdıkları ve belirli dönemlerde amaç ve sonuçları birlikte karşılaştırdıkları bir süreçtir.

Tanımlar incelendiğinde amaçlara göre yönetim; yöneten ve çalışanların birlikte belirledikleri amacın gerçekleştirilmesi için yapılan çalışmaları kapsar. Ayrıca amaçlar göre yönetim bir süreçtir. Diğer bir ifade, birbirini izleyen ardışık faaliyetlerden oluşur.

Özellikleri

Amaçlara göre yönetim süreci bazı özelliklere sahiptir. Bu özellikler aşağıdaki gibi açıklanabilir.

Bu özelliklerin bilinmesi uygulamanın başarılı olmasını sağlar.

1.      “Amaçlara göre yönetim her şeyden önce bir felsefeyi temsil etmektedir.” Bu özelliği nedeniyle yönetimde proaktif olmayı gerektirir. Diğer bir ifade ile yönetimde olayların arkasından gitmeyi değil geleceği belirleyerek gelecek dikkate alınmalıdır.

2.      Amaçlara göre yönetim katılmayı gerektirir. Başarısı katılım ile doğru orantılıdır. Amaçlar, üst, orta ve alt kademe yöneticilerin katılımıyla belirlenmelidir.

3.      Amaçlara göre yönetim bir planlama ve kontrol aracıdır.” Amaçların gerçekleştirilmesi planlamayı gerektirir. Her plan amacın gerçekleştirilmesi için yapılır. Kontrol ise; planın ne derece gerçekleştirildiğinin tespiti için yapılan çalışmaları kapsar.

4.      Amaçlara göre yönetim bir motivasyon aracıdır. Amaç birlikte tespit edildiği için çalışanlar amacın gerçekleştirilmesinde önemli rol oynar. Bu özellik nedeniyle amaçlara göre yönetim bir motivasyon aracıdır.

5.      Amaçlara göre yönetim bir performans değerlendirme aracıdır. Amaca katılanların katkıları değerlendirilme imkanını verir.

6.      Amaçlara göre yönetim, hangi personelin ödüllendirileceğinin belirlenmesinde yönetime yardımcı olur.

7.      Amaçlara göre yönetim personel geliştirmeye katkıda bulunur.

8.      Amaçlara göre yönetim çalışanların eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesine katkı sağlar.

9.      Amaçlara göre yönetim çalışanların en iyi şekilde iletişimde bulunmalarına olanak sağlar.

13-Amaçlara Göre Yönetim Süreci

Amaçlara göre yönetim dört aşamalı bir süreçtir. Amaçlara göre yönetim süreci; planların belirlenmesi, faaliyet planlaması, performans inceleme ve periyodik değerlendirme olarak bilinmektedir.

Amaçların Belirlenmesi

Bütün organizasyonların yazılı olsun ya da olmasın belirli veya belirsiz amaçları vardır. Amaçlara göre yönetim, özellikle amaçların tespit edilmesi aşamasına aşırı önem vererek örgütlerin doğru ve isabetli ve açık olarak amaçlarının belirlenmesine katkıda bulunur.

Organizasyonların amaçlarının belirlenmesi, tespit edilmesi derinlemesine bir araştırmayı gerektirir. Amaçların tesirli olması ve gerçekleştirilebilmesi için bazı noktaların dikkate alınması zorunludur.

–        Amaçlar yöneten ve yönetilenlerin birlikte katkılarıyla tespit edilmelidir.

–        Amaçlar organizasyonun kuruluş amaçlarına uygun, yönetim çalışmalarına yol gösterecek nitelikte dinamik ve teşvik edici olmalıdır.

–        Amaçlar herkes tarafından anlaşılabilir ve kabul edilebilir olmalıdır.

–        Amaçlara etki eden içsel ve dışsal şartlar dikkate alınmalı, kısa ve uzun vadeli amaçlar diye tasnif edilmelidir.

–        Amaçların kapsamı organizasyonun kendi özelliklerine uygun olmalı ve gereksiz hedeflerden kaçınılmalıdır.

Bu niteliklerin yanında organizasyonun ana amaçları olan uzun vadeli ve temel amaçlar tespit edilir. Her bölümün amaçları ana amaçlara uygun olmalıdır. Yönetici amaçları her yönetim kademesinin amaçlarını kapsar. Ana amaçlar, bölüm amaçları, yöneticilerin amaçları amaçların tespitinde önemli rol oynar. Kaynak amaç uyumu bu sayede analiz imkanına kavuşur.


Faaliyet Planlaması

Amaçlara göre yönetim sürecinin ikinci aşaması faaliyet planlamasıdır. Bu aşamada belirlenen amacın gerçekleştirilebilmesi için yapılması gereken faaliyetlerin neler olduğunun belirlenmesi çalışması yapılır. “Bu aşamada amaçlara ulaşmak için hangi faaliyetlerin NASIL–NEREDE–NE ZAMAN ve KİM tarafından yapılacağı kararlaştırılır.”

Bu aşamada yapılacak faaliyetlerin yanında sorumluluk sınırları da belirlenir.

“Bu amaçla yöneticilerin ve astların üzerinde her zaman sayısal bazda konuşabilecekleri bir doküman hazırlanmalıdır.”

Performans İncelemesi

İkinci aşamadaki faaliyet planlamasına göre ortaya konan performans incelenmesi amaçlara göre yönetim sürecinin en önemli safhasıdır.

 “Bu safha, yöneticilerin faaliyet planlarını uygulaması ve uygulama sırasında ortaya çıkacak sapmaları önleyecek tedbirleri almaları ile ilgilidir.”

–        Yöneticiye elde edilen sonuçları sistematik, tarafsız ve objektif olarak değerlendirme olanağını sağlar.

–        Bu safhada amaçların gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayacak konuları önceden ortaya koyma ve bunları problem olmadan ortadan kaldırma imkanı yaratılır.

–        Bu safhada yöneticilerin başarılı olmalarını ortaya koyan faktörler tespit edilir. Yöneticiler kendilerini değerlendirme olanağı kazanırlar.

–        Bu safhada yöneticiler ve astlar arasında başarılı olanların taltif edilmeleri veya eksik kaldıkları yönlerinin neler olduğunu kendilerine açıklama olanağı doğar.

Performans incelenmesi devamlı olarak günlük, haftalık, aylık toplantılarda gündeme gelmelidir. “Performans inceleme her yöneticinin belirli bir süre boyunca yürüttüğü bütün çalışmaların tam bir envanterinin yapılması, kritik bir gözle incelenmesi ve sonuçta olumlu gelişmeler sağlanması şeklinde uygulanmalıdır.”

Bu aşamada her üst astlarına en olumsuz yönlerini bile anlatmalı ve yapıcı eleştiriler yardımıyla gelişimlerine yardımcı olmalıdır.

Periyodik Değerlemeler

Üçüncü olarak bu aşamada amacın ne ölçüde gerçekleştirildiği araştırılır. Bu aşama yöneticinin yapmış olduğu performans incelemesi sonucu elde ettiği bilgileri astları ile karşılıklı tartışma ve gözden geçirmelerini kapsar. “ Periyodik değerlemeleri iki açıdan ele almak mümkündür.”

Amaçlara doğru gidişin değerlendirilmesi: Bu değerlendirme bilgi alışverişini kapsar.

Performansın tüm olarak değerlemesi: Ortaya konulan performansın ast ve üst ile birlikte değerlendirilmesini kapsar. Bu sayede planda yapılacak olası değişiklikler tespit edilir. Yeni kararlar alınmasına yardımcı olur. Taltif ve ödüllendirmeler bu değerlendirme sonucuna göre belirlenir.

14- Amaçlara Göre Yönetimin Yararları

Amaçlara göre yönetimin modern yönetim yaklaşımları içerisinde önemli bir yeri olmasının nedenlerinden birisi de gerek organizasyona gerekse yöneticilere sağladığı yararlardır. “Gerçekten amaçlara göre yönetim gerek kuruluş açısından gerekse yönetici yönünden önemli yararlar sağlamaktadır.”[32]

–        Örgütün kısa ve uzun vadeli amaçları açıkça belirlenir, yöneticilerin ve çalışanların kişisel amaçlarıyla birleştirilmesi sonucu dinamizm sağlanır.

–        Planlama ve kontrol fonksiyonlarının daha etkili yerine getirilmesine olanak sağlar.

–        Bütün yönetim kademeleri içerisinde sistematik sayısal ve gerçekçi bir iş ilişkisi meydana gelir.

–        Ekonomik amaçların en önemlilerinden olan karlılık ve büyüme gibi hayati iki amacın bir disiplin içerisinde gerçekleştirilmesinde rol oynar.

–        Zaman kayıplarının minimuma indirimini sağlar.

–        Örgütle ilgili sorunların büyümeden tespitine katkı sağlar.

–        Amaçlara göre yönetim, yöneticilerin mesleki açıdan tatmin olmalarına katkıda bulunarak, her aşamadaki yöneticilerin gönüllü olarak firma amaçlarına katkılarını sağlar.

–        Reorganizasyon ihtiyaçlarının tespitinde yöneticilere yardımcı olur.

–        “İşletmenin değişimlere uymasını kolaylaştırır.”

15-Amaçlara Göre Yönetim Sınırları

Yukarıda açıklanan yararların elde edilebilmesi için;

–        Her şeyden önce amaçlara göre yönetim üst yönetim tarafından desteklenmeli,

–        Amaçlar açık ve anlaşılır olmalı,

–        Örgütte yetki devri uygulamaları olmalı,

–        Amaçlara ulaşılmasına öncelik verilmeli, uzun vadeli kararlar almayı ikinci plana itmelidir.

1950-1970’li Yıllarda Modern Yönetim Anlayışı

  • 50’lerden ve 70’lerin sonlarına doğru devam eden dönemdir.
  •  Örgüt ve yönetim konuları bilimsel olarak ele alınmaya başlanmıştır.
  • Her  ne kadar  bilimsel metotlar kullanılsa da birinci evrede olduğu gibi verimlilik ve etkinlik üzerine çalışılmıştır.
  • Kuramın alanı belirginleşmeye başlamış ve psikoloji , sosyoloji, sosyal psikoloji gibi alanlarda kullanılan  kavramlar ve yöntemlerden bu da faydalanılmıştır.
  • Örgütlerin yönetim meselesini anlamak  için onları içinde bulundukları çevrenin koşulları ile birlikte ele almak gerektiğini öne süren “koşul bağımlılık kuramı” ortaya konulmuş ve bir uzlaşı sağlanmıştır.
  • Örgüt kuramından bağımsız bir çalışma alanı olarak bahsedilmesi bu evrede sonunda mümkün olmuştur.

KAYNAKÇA

  • Yılmaz, E. (2005). Bilgi Merkezlerinde Toplam Kalite Yönetimi.Ankara: Alp yayınları.
  • Kurulgan, M. (2015). Çağdaş   Bilgi   Belge   Merkezlerinde   Yönetim   ve Organizasyon,TKD.
  • http://ismaildalay.blogspot.com.tr/2013/11/amaclara-gore-yonetim.html?m=1 adresinden  21.05.2019 tarihinde alınmıştır.
  • https://neu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/11/Yönetim-III.-DERS-Toriler.pptx içeriğinden 21.05.2019 tarihinde yararlanılmıştır.
  • www.webhatti.com › Forumlar › Eğitim – Kültür – Yaşam › Ansiklopedi adresinden 20.05.2019 tarihinde yararlanılmıştır.
  • ismaildalay.blogspot.com/2013/11/modern-teoriler.html adresinden yararlanılmıştır.
  • www.bby.hacettepe.edu.tr/e-bulten/dosyalar/file/4-Haziran-2010-Al.pdf içeriğinden 20.05.2019 tarihinde yararlanılmıştır.

HAZIRLAYANLAR

  • Rümeysa Moğol,
  • Gülistan Kalemci

Emeklerinden dolayı çok teşekkür ederiz.

Bir Yorum Yapın