Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı

 Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı

Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı

Bilgi Okuryazarlığı

Tanımlar

Bilgi okuryazarlığı kavramı ilk olarak, 1974 yılında ABD Information Industry Association’ın o dönem başkanı olan Paul G. Zurkowski tarafından kullanılmıştır. Paul G. Zurkowski’nin Kütüphane ve Bilgi Bilimi Ulusal Komisyonu için hazırlamış olduğu bu rapor, işlerinde bilgi kaynaklarını kullanmayı bilen kişileri bilgi okuryazarı kişiler olarak ifade etmiştir. Bu kişileri tanımlarken sorunları çözmede birincil kaynakların yanında çok çeşitli bilgi araçlarını kullanma tekniklerini ve becerilerini öğrenen kişiler
ifadelerine de yer vermektedir.

Zurkowski tarafından yapılan ilk tanım, bilgi okuryazarı bireyin özellikleri
üzerinde odaklanmıştır. Zurkowski’den sonra 1976 yılında Texas A & M Üniversitesi kütüphanesi tarafından düzenlenen bir toplantıda kavram ikinci kez karşımıza çıkmaktadır. L. Burchinal tarafından sunulan bir bildiride dile getirilen bilgi okuryazarlığı kavramı, bilgi okuryazarı olmanın yeni beceriler gerektirdiğini ve bu becerilerin sorun çözme ve karar vermede kullanılacak beceriler olduğunu ifade etmektedir.

Bilgi okuryazarlığı ilk olarak 1974 yılında kullanılsa da, bilginin bulunması ve kullanılması becerileri çok önceki dönemlere dayanmaktadır. Kullanıcı eğitimi, bibliyografik eğitim, kütüphane becerileri eğitimleri gibi kavramlarla ifade edilen bilgi okuryazarlığı, teknolojik gelişmelerle birlikte 1970’li yılların başında literatürdeki yerini almıştır.

Bilgi okuryazarlığı kavramı, kullanıcı eğitimi, bibliyografik eğitim ve kütüphane becerileri eğitimi kavramları arasında net bir ayrım olmaması, günümüzde de hala tartışılan konular arasında yer almaktadır. Kullanıcı eğitiminin, kütüphane kaynaklarının kullanımına yönelik geleneksel bir eğitimi ifade edişinin yanı sıra bilgi okuryazarlığının teknolojik gelişmelere birlikte daha kapsamlı bir içeriğe sahip olması, bilgi okuryazarlığı kavramının kullanım amaçları arasında sayılabilmektedir.

Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı

Bilgi çağı olarak adlandırılan çağımızda bilgi ve belgelerin boyutları inanılmaz rakamlara ulaşmış durumdadır. Örneğin 2005 yılında dünyada 968,735 kitap basılmıştır . Bu kitapları okuyabilmemiz için 24 saat boyunca hiç uyumamamız ve her 32 saniyede bir kitap bitirmemiz gerekmektedir. Tabii ki bu noktada bundan önceki yıllarda basılmış olan 66 milyon kitabı bitiremeyeceğimizi de göz ardı etmememiz gerekir. Ayrıca dünyada her yıl 31 milyon saatlik orijinal televizyon programı üretilmekte ve sadece bu
programları izlemek için hiç ara vermeden 35 yüzyıla ihtiyacımız olmaktadır. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte bu kitaplara ve yayınlara ulaşmak da kolaylaşmış, elektronik veritabanları, e-kitap
teknolojileri ile kaynaklara ulaşımda zaman ve mekân kavramları ortadan
kalkma noktasına gelmiştir Durum böyle olunca kaynaklarda yer alan bilgiye sahip olmak kadar; bilgi kaynaklarına bilinçli yönelim, seçicilik, eleştirel bakış açısı, yeniden ulaşabilme ve değerlendirme yeteneklerine de sahip olmak önem arz etmektedir. 21. yüzyılda bireylerin karşılaştığı bilgi yükünü hafifletme konusunda yardımcı bir rol üstlenen “bilgi okuryazarlığı”, bu işlevi nedeniyle önem arz etmektedir.

Bilgi okuryazarlığı, bilgiyi etkili kullanabilmek amacıyla, gerek
yazılı gerekse de görsel medya ürünlerini tanıyabilme, istenilen bilgiyi
bulabilme, değerlendirebilme ve seçebilme becerisi olarak tanımlanabilir.

Bilgi okuryazarlığı geleneksel okuryazarlığın ve elektronik okuryazarlığının tanımını genişletmekle birlikte onlardan ayrılan
yönü; aktif katılıma ve istenilen bilgiyi seçip yeniden ulaşabilmeye dayanıyor olmasıdır. Bilgi okuryazarı denildiğinde, hem geleneksel anlamda kütüphane hizmetlerinden ve araçlarından yararlanabilen bireyleri; hem de internet üzerinden sunulan bilgi kümelerini ve bilgi arama araçlarını etkili biçimde kullanabilme becerileri kazanmış bireyleri anlamamız gerekir.

Yapılan bu tanımın ve ayrımın anlam kazanabilmesi için belki de
ilk olarak “bilgi” kavramının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İngilizcede “bilgi” kavramına karşılık “information (alınan bilgi)” ve
“knowledge (yapılandırılan bilgi)” kelimelerinin kullanıldığını görmekteyiz. Potter (2005) günlük dilde bu kelimelerin birbirlerinin yerlerine kullanıldığını belirtmektedir.

Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı Standartları

1994 yılında American Association of School Librarians, 1993 yılında
Wisconsin Educational Media Association tarafından “Bilgi okuryazarlığı: Bilgi sorununu çözmede bir düşünce yazısı” adlı çalışmaya dayalı olarak, ulusal bilgi okuryazarlığı standartlarını geliştirmiştir. National Forum on Information Literacy tarafından da onaylanan bu standartlar yedi temel unsurda toplanmaktadır. Bunlar;

• Bilgi gereksiniminin belirlenmesi,
• Araştırma stratejisinin oluşturulması,
• Kaynakların bulunması,
• Kaynaklara etkin bir şekilde erişilmesi,
• Bilginin yorumlanması,
• Bilginin iletilmesi,
• Bilginin değerlendirilmesi şeklindedir.

Bilgi (Enformasyon) Okuryazarlığı Becerileri

Bilgi okuryazarlığı becerileri, ilk olarak 1989 yılında American Library
Association tarafından belirlenen standartlardan oluşmaktadır. American Library Association’ın belirlemiş olduğu bu standartlar; bilgi ihtiyacının farkında olma, bilgiye erişme, bilgiyi değerlendirme, bilgiyi kullanma gibi unsurlardan oluşmaktadır. Adı geçen bu standartlar daha sonra daha sonra Council of Australian University Librarians, Australian and New Zealand Institute for Information Literacy, Society of College, National and University Libraries’a da kaynaklık etmiştir.

Bilgi İhtiyacının Farkında Olma

Bilgi ihtiyacını farkında olma, bilgi okuryazarlığı becerilerinin ilk aşamasıdır. Bu aşamada bireyden beklenen, hangi bilgiye ihtiyacı olduğunu anlayıp araştırmasının planını çizmesi ve hangi araştırma tekniklerini nasıl kullanacağını belirlemesidir. Araştırma planının tüm haritası bu aşamada çıkarıldığından, bu bölüm çalışmanın çerçevesini oluşturmaktadır.

International Federation of Library Associations and Institutions, “Yaşam Boyu Öğrenim İçin Bilgi Okuryazarlığı Rehberi’nde bilgi gereksiniminin farkında olma durumunu bilgiyi bulabilmek için harekete geçilen, ihtiyaç olunan bilgiyi tanımlanıp açıklandığı ve arama işleminin başlandığı aşama olarak tanımlamaktadır.

Çalışmanın geleceğini yön veren bir aşamada birey günlük ve çalışma hayatında problemlere karşı çözüm üretebilme becerisini kazanmaktadır.

Bilgiye Erişim

Bilgi okuryazarlığının ikinci aşaması olan bilgiye erişim, bilgi ihtiyacının
belirlenmesinin ardından bilgi arama stratejilerini geliştirerek ihtiyaç duyulan bilgiye ulaşmayı ifade eder. Bu aşamada ihtiyaca uygun olarak ve etik durumlar göz önüne alınarak çeşitli kaynaklardan bilgilere ulaşılır ve bibliyografik bilgiler kayıt altına alınır.

Bilgiye erişim, Association of College and Research Libraries standartlarında “bilgi okuryazarı öğrenci gereksinim duyduğu bilgiye etkin ve yeterli olarak erişir” biçiminde ifade edilmektedir.

Kütüphanelerin varlığının etkili olarak hissedildiği bu aşamada bireyler ihtiyacı olan bilgiye ulaşmada hangi arama stratejileriyle ulaşacağına kütüphanecilerin yardımlarıyla karar vermektedir.

Bilgiyi Değerlendirme

Bilgi üretiminde yaşanan artış, bilginin güvenirliği konusunda sorunları da
beraberinde getirmektedir. Bilgi yoğunluğunun bir sonucu olarak araştırmalarda kullanılacak olan bilgi kaynaklarının nitelik ve güvenirlik açısından belli ölçütlerle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bilgiyi Kullanma/Sunma

Bu aşama, elde edilen bilginin düzenlenerek sonuçların başkalarıyla
paylaşılmasıdır. ACRL bilgi okuryazarlığı standartlarında bu aşamadaki bilgi okuryazarı öğrenciyi, amaçları doğrultusunda bilgiyi etkin olarak kullanır ifadesiyle tanımlamaktadır.

Birey bu aşamada sorularına cevap bulur, problemi çözer ve kaynakların
bibliyografik bilgilerini de paylaşarak bilgiyi sunar. Bireyin tüm bu bilgi sürecini karşılayabilmesi için kütüphane kaynaklarını etkin olarak kullanması gerekmektedir.

Oluşturulan bilgi okuryazarlığı eğitimi ile kütüphaneci, bilgi ihtiyacı doğrultusunda gerekli olabilecek yönlendirme ve kaynak erişimi ve erişilen kaynakların kullanımı noktasında kullanıcıya destek veriyor olmalıdır.

Bilgi Okuryazarlığı Test

Kaynakça

KURUDAYIOĞLU/, Y , TÜZEL, A . (2010). 21. Yüzyıl Okuryazarlık Türleri, Değişen Metin Algısı ve Türkçe Eğitimi. Türklük Bilimi Araştırmaları , (28) , 0-298 . Retrieved from http://dergipark.org.tr/tr/pub/tubar/issue/16969/177280

TAŞÇI, F. (2016). ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİNDE BİLGİ OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİNİN VERİLMESİNDE KÜTÜPHANECİLERİN YETKİNLİK VE SORUMLULUKLARI. İstanbul.

Bir Yorum Yapın