Bilgi Okuryazarı Bireyler, Bilgi Okuryazarı Toplumlar

 Bilgi Okuryazarı Bireyler, Bilgi Okuryazarı Toplumlar
bilgi-okuryazarlığı-toplumlar-hivran-yasar
Bilgi Okuryazarı Bireyler, Bilgi Okuryazarı Toplumlar Hicran YAŞAR

Nedir bilgi okuryazarlığı?

Neden bilgi okuryazarı bireyler ve bilgi okuryazarı toplumlar?

Anahtar sözcükler:  Bilgi okuryazarlığı, yaşam boyu öğrenme, analitik düşünme

 Bilgi okuryazarlığı ile ilgili literatürde pek çok tanıma rastlamak mümkündür. Amerika Birleşik Devletleri Üniversite ve Araştırma Kütüphaneleri Derneği tarafından “bilgiyi bulmak, analiz etmek ve kullanma yetisi olarak tanımlanmıştır.

   

 İngiltere’de Chartered Institute of Library and Information Professionals’ın (CILIP) tanımına  göre bilgi okuryazarlığı: “Bilgiye ne zaman ve nerede ihtiyaç duyduğunuzu, nerede bulabileceğinizi, nasıl değerlendireceğinizi ve etik bir biçimde nasıl ileteceğinizi bilmektir.”

 Bu iki tanımdan yola çıkarak bir bilgi okuryazarının bilgiyi elde etme ve kullanma sürecinde nasıl bir yol izlemesi geretiğini saptayabiliriz. Öncelikle dikkat edilmesi gereken ilk husus ihtiyaç duyulan bilgidir. Bilgi arayışında olan kimsenin karar vereceği ilk konu budur. Hangi bilgiye ihtiyacım var, sorusunu kendine sormalıdır. Bu sorunun akabinde neden ve ne zaman ihtiyacım var soruları gelmektedir.İkinci husus ise bilgiyi bulmaktır. Bilginin nerede bulunabileceği sorusu sorulmalı ve akabinde kaynak(literatür) taraması yapılmalıdır. Sonraki adım ise analiz etme, değerlendirme ve bilgiyi kullanma süreçleridir.

Bilgi okuryazarı olan kişi ulaştığı bilgileri analiz eder, değerlendirir ve bilgi yığınları içerisinden ihtiyaç duyduğu bilgiyi seçip alır. Ve en doğru şekilde gerekli yerde kullanır.

 Bilgi okur yazarlığı artık bilgi çağının bir gereği haline gelmiştir. İnternet üzerinde, sosyal medyada ve televizyonlarda milyonlarca bilgi paylaşılmaktadır. Aynı konun hakkında binlerce bilgiye saliseler içinde ulaşmak mümkündür. Bu durumda bilgi okuryazarı kişi analitik düşünebilmeli ve öğrendiği bilgileri karşılaştırabilmeli ve böylece sonuca varabilmelidir.

 

 Bu özelliklere sahip bilgi okuryazarı bireylerin, yaşam boyu öğrenmelerine katkı sağlayacak kurumlar öncelikle okullar ardından kütüphanelerdir. Okul kütüphaneleri, okul müfredatı ile entegre çalışmalı, öğrencilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda bilgiye ulaşma ve kullanma sürecinde öğrencileri desteklemelidir.

 Halk kütüphaneleri halkın bilgi okuryazarlık düzeyini arttırmak için halkı kütüphaneye, okumaya teşvik eden programlar düzenlemeli, halkın ihtiyaç duyduğu bilgileri de göz önüne alarak etkinlik ve seminerler düzenlemelidir. Örneğin neden bir kütüphanede anne ve babalara bebek bakımı konusunda bilgilenmeleri için seminerler verilmesin? Ya da neden genç nüfus oranı fazla olan bir bölgede ergenlik konusunda eğitimler verilmesin? İhtiyaç duyulan bilgi her ne ise tespit edilebilir ve bu konuda çalışılabilir. Bu ve benzeri etkinlikleri gerçekleştiren okul, çocuk ve halk kütüphaneleri olmakla birlikte bu konuda yetersiz kalan kütüphanelerinde olduğu göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

 Bireylerin öğrenmelerine katkı sağlamak, toplumun gelişimine katkı sağlamaktır.

Toplum olarak bilgi çağını yakalayabilmek, ilimde ve fende ilerleyebilmek için bilgi okuryazarı nesillere ve bunu sağlayacak okullara, kütüphanelere ve eğitimcilere ihtiyacımız vardır.

Diğer okuryazar yazılarımız için tıklayınız.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın