29 Temmuz 2026, Çarşamba 13:13:55 Giriş Yap | Üye Ol

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphaneleri İçin Görevden Kaçıyor

6 dk okuma 3.039 görüntülenme
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphaneleri İçin Görevden Kaçıyor

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphaneleri İçin Görevden Kaçıyor*



Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde

gerçekleştirilecek olan eğitim faaliyetleri, uygulamalar ve etkinlikler

kapsamında yurt genelinde yürütülecek çalışmalara ilişkin hazırlanan *Eğitimde

İş Birliği Protokolü*, 12 Eylül 2019 Perşembe Günü, Milli Kütüphane’de

imzalandı. *Bu protokol okul kütüphanelerini önemsiz ve işlevsiz kılan bir

girişimdir.*

Milli Eğitim Bakanlığının* “okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin

okuma kültürünün geliştirilmesi, kütüphanelerin etkin olarak kullanılması

için nitelikli ortam oluşturulması, etkinliklerin planlanması”* için

yapması gereken acil olarak okul kütüphaneleri açması ve bu kütüphanelerde

kütüphaneci çalıştırmasıdır.

Milli eğitim bakanlığı görevden kaçıyor. Eğitim ve kültür yatırımlarından

tasarruf yapılmaz. Okul kütüphaneleri gelecek için en nitelikli yatırımdır.

Milli Eğitim Bakanlığı kendi kurumlarında kütüphanecilik faaliyetini yapmak

yerine Halk Kütüphaneleri üzerinden “Okul Kütüphanesi” hizmeti almayı

amaçlıyor.

Acaba halk kütüphanesi kendi standart hizmetini verebiliyor mu?

TÜİK ve MEB istatistiklerine göre Türkiye’de 1480’ni Z Kütüphane olan

toplam 29 bin 690 okul kütüphanesi ve 30 milyon 263 bin 384 kitap var

deniyor. 30 bine yakın kütüphanesi olan MEB neden Kültür ve Turizm

Bakanlığı ile protokol yapıyor? Kendi okul kütüphanelerini canlandırmıyor?

18 milyon 108 bin 860 öğrenci örgün eğitim alıyor. MEB’in

Kütüphanelerindeki 30 milyon 263 bin 384 kitap sayısını *doğru kabul edecek

olsak* bile bir öğrenciye 1, 67 kitap düşüyor.

Bu rakam milli eğitimin okuma kültürüne verdiği önemin gerçeğini

gösteriyor.

Milli Eğitim bakanlığı kendi sorumluluğu olan Okul Kütüphanelerini kurmak,

çalıştırmak yerine zaten kendisine zor yeten Halk Kütüphanelerinden medet

umuyor.

Milli Eğitim bakanlığı kendi kadrosuna kütüphanecileri katmalıdır.

Öğrencilerine okuma kültürü kazandırmak isteyen Milli Eğitim Bakanlığı

kadrosuna neden kütüphaneci almıyor, kütüphane kurmuyor?

*Bakanlık bu protokolle ve uygulamalarıyla 29 bin 690 okul kütüphanesinin

gerçek olmadığını kendi itiraf ediyor.*

Okulda verilen kütüphane hizmeti ile okul dışında verilen kütüphane hizmeti

aynı olamaz. Okul kütüphanesi okulun eğitimin en önemli enstrümanıdır. Okul

kütüphanesin işlevini okul dışında aramak görev savmaktır.

Adı üstünde okul kütüphanesi; Eğitim müfredatını destekler, öğrencinin,

öğretmenin edebi ve bilimsel kaynaklara basılı ve dijital olarak eşit ve

parasız eriştirir, uzman kütüphaneci personelin hizmet sunduğu

kütüphaneler, bilgi ve belge merkezleri tüm öğrencilerin, eğitimcilerin

hakkıdır. Öğrenciler kadar eğitimciler içinde önemli olan okul

kütüphaneleri, onların mesleki gelişimlerini destekleyerek eğitimin

kalitesini de artıracaktır.

Eğitimde kütüphane hizmetiyle tanışan çocukların estetik, sanatsal, edebi

ve bilimsel bilgi dünyasının pozitif yönde etkilendiği, ders ve sınav

başarısının arttığı yapılan birçok bilimsel çalışma ile kanıtlanmıştır.

Eğitim yılı boyunca arada bir müze gezer gibi Halk Kütüphanesine birkaç

saatliğine gidip vakit geçirmesi “Okul Kütüphanesinin yerini tutar mı?”

Halk kütüphanelerindeki kitap sayısı 2018 yılında 19 milyon 966 bin 573,

Örgün ve yaygın eğitim kütüphanelerindeki kitap sayısı, 2018 yılında 30

milyon 263 bin 384. Bu rakamlara göre MEB’in kütüphanelerinin Halk

Kütüphanelerine göre 10 Milyondan fazla kitabı var.

10 Milyon kitap fazlası olan bakanlık, öğrencilerin okuma kültürünü

geliştirmek için daha az kitabı olan bakanlıkla protokol yaparak çözüm

arıyor!

Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2017-18 eğitim öğretim yılı verilerine

göre Türkiye’de okul öncesinden üniversiteye kadar 65 bin 568 okul

bulunuyor. TÜİK’in 2018 yılı verine göre ise örgün ve yaygın eğitimde

kütüphanelerin sayısı 29 bin 690.

Tablo çok hazin; yani Türkiye’deki eğitim kurumlarının yüzde *55’inde

kütüphane yok.* Kütüphane olduğu iddia edilen okulların %45’e tekabül

ediyor. Bunlarında okul kütüphanesi standartlının yanına bile yaklaşmadığı

tüm kamuoyunun bildiği gerçek.

*Fotoğrafın başka bir tarafı Halk Kütüphaneleri*.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı hizmet veren halk kütüphaneleri kendi

faaliyetlerini eksiksiz olarak hayata geçirebiliyor mu? Okul kütüphanesi

işlevini yüklenecek örgütlülüğe ve personele sahip mi? *Bilgi okuryazarlığı

eğitimi verecek uzman personele sahip mi?*

Halk kütüphanelerinde neredeyse 2 kütüphaneye 1 kütüphaneci düşüyor.

Bakanlıkta çalışan personelin çoğunluğu merkez teşkilatında görevli.

Bakanlığın 1162 Halk Kütüphanesi var 126 halen geçici kapalı.

*“Türkiye’nin 81 il ve 957 ilçesinde 1137 halk kütüphanesi var. Bunlardan

126 tanesi halen personel yokluğu ya da farklı nedenler ile kapalı

durumdadır. 957 ilçemizin maalesef 121’inde kütüphane bulunmuyor. Bu 121

ilçede yaşayan yaklaşık on bir milyon (10.925 890) vatandaşımız kütüphane

kavramından uzak yaşıyor. Yani on bir milyon kişinin günlük yaşamında “hadi

kütüphaneye gidelim” diye bir söz yok” (A. F. Kartal/ Mart 2018)*

*“Protokol çerçevesinde öğretmenlerin; kütüphane üyeliği yapılmasına ve

MEBBİS üzerinden e-kitap kullanmasına, sanat ve kültür etkinlikleri ile

sosyal becerilerinin artırılmasına; bilgi okuryazarlığı, drama

etkinlikleri, akıl ve zekâ oyunları, masal anlatıcılığı, tiyatro ve sinema

eğitimi konularındaki mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesine,  yönelik

çalışmalar gerçekleştirilecek, kütüphanelerde ders işlemeleri teşvik

edilecektir” *

Protokolün bu maddesindeki yazılanların önemli bir kısmı Halk

Kütüphanelerinin zaten temel görevi. Ders sınıflarda ve dersliklerde

işlenmeli kütüphaneleri okula çevirme gayretinde olmak öğrencileri

kütüphanelerden soğutacaktır. Kütüphaneler okul değildir. Okul dışı eğitim

kurumudur. İsteğe bağlı, gönüllü kullanımın teşviki okuma kültürünün

gelişmesi konusunda başarı sağlayacaktır. Halk kütüphanelerinin

kullanıcılarının çoğunluğu okullarında kütüphane hizmeti alamayan

öğrenciler. Kütüphanelerin ders çalışma/etüt merkezi işlevi ile zaten

öğrencilere sınavlara hazırlık süreçlerinde hizmet sunuyor.

Halk kütüphaneleri keşke kendi işlevlerini eksiksiz yerine getirse

Protokolde belirtilen;

*“Ortaokul düzeyindeki öğrencilerin bilgi okuryazarlığı becerilerine sahip

olmalarına yönelik olarak; nitelikli bilgiye ulaşma, bilgiyi değerlendirme,

kullanma ve iletme becerilerinin okul döneminde kazandırılmasına ilişkin

pilot bir çalışma gerçekleştirilecektir. “*

*“Belirlenen yedi ilde bulunan ortaokullarda (Ankara, Aydın, İzmir,

Kayseri, Niğde, Şanlıurfa, Tekirdağ) bilgi okuryazarlığı eğitiminin

kütüphaneciler tarafından verilmesine, eğitimin; öğretmen-kütüphaneci,

okul-kütüphane iş birliği ile ders müfredatı kapsamında uygulamalarla

desteklenmesine ilişkin faaliyetler yürütülecektir.”*

Bu iki paragrafı değerlendirecek olursak “Bilgi Okuryazarlığı” okul öncesi

dönemde başlayan, Okuma yazma ile yoğunlaşan uzun soluklu bir süreç.  Orta

öğretim dönemine gelene kadar temellendirilmesi gereken ciddi aşamalar var.

Bu protokole göre Bilgi Okuryazarlığı eğitimi 4-5 yıllık temel Bilgi

Okuryazarlığı becerileri öğretilmeden eksik ve baştan savma bir eğitim

süreci olacağı çok açık.

*Protokolün konusu okul kütüphaneleri ve halk kütüphanelerinin işbirliği

protokolü olsa seve seve desteklenecek bir protokol olurdu.* Ama ortada

okul kütüphanesi yok.

TÜİK’in yayınladığı resmi MEB ve Kültür Turizm Bakanlığı Kütüphane ve Kitap

rakamlarını ortada. Bakanlıklar arası işbirliği olması gereken çalışmalar.

Sezar’ın hakkı Sezar’a her bakanlık kendi görev ve sorumluluklarını yaparsa

bu işbirliklerine gerek bile kalmaz.

*Gerçeklere baktığımızda Türkiye Kütüphane Fakiri. İşte rakamlar.*

Türkiye nüfusu 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi.

1160 kütüphanenin 126 geçici kapalı. 1034 kütüphane açık. Nüfus sayısına

göre 79 bin 308 kişiye 1 kütüphane düşüyor. Halk kütüphanelerinde 1 Kişiye

4 kitap düşüyor.

En iyimser bakışla standart halk kütüphanesi hizmetlerinin gerisindeyiz. Bu

gerçeklerle Kültür ve Turizm bakanlığı kendi kütüphanelerinin klasik

hizmetlerini normalleştirmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphanesi kurmak ve Kütüphaneci çalıştırmak

yerine sürekli topu taca atmaktadır. Milli Eğitim okullara kütüphane

kurmayarak eğitimde eşitsizliğe yol açıyor. Çocuk hakları beyannamelerinde,

sözleşmelerinde geçen; *“çocuğun bilimsel ve edebi bilgiye ücretsiz erişim

hakkı” *da engellenmiş oluyor.

Okullarında kütüphane ve kitapla eğitim yaşamını sürdüren çocuklarla, hiç

kütüphane kullanmayan, okuma ve araştırma kültüründen mahrum olan

çocukların kişisel gelişimi ve okul başarısı aynı olmuyor. Millî Eğitim

Bakanlığı bu eşitsizliği ortadan kaldırmakla yükümlüdür.

*Bakan Ziya Selçuk sürece el koymalı okuma kültürü için gerçek çözüm olan

Okul Kütüphaneleri kurulmalıdır.*

Diye Belirtti.

*Aydın İleri / **Kütüphaneci-Yayıncı-Yazar*

Paylaş:

Yorumlar

Güvenlik kodu
Bot koruması — resimdeki sayıyı yazın.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Benzer İçerikler

Güncel Paylaşımlar