Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi

 Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi

Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi

Topkapı Sarayı Müzesi arşivi ile ilgili ilk arşiv kılavuzu 1938 yılında o
dönemin müze müdürü Tahsin Öz tarafından yayınlatılmıştır.

Katalogda belirtildiği üzere, müzenin geziler için kapılarının açıldığı dönemde, hazine dairesinin bodrumunda 67 sandık evrak ve defter bulunmakta idi. Topkapı Sarayı’nda çeşitli hazineler mevcut idi. Bunların en mühimi “Hazine-i Humayun” veya “Enderun Hazinesi” idi. Dünyanın en kıymetli eşyaları ve ganimetleriyle dolan bu hazinenin tarihi İstanbul’un fethi ile başlamaktadır.

Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi

Asırlarca dolan – boşalan bu hazinenin üçüncü salonundaki dolaplarda, sultanlara ait eserler, elbiseler ile birlikte evraklar ve defterler de bulunmaktaydı. Bu defterlerin ve evrakın inciler ve zümrütlerle birarada saklanmış bulunması, çok kıymetli sayıldıklarının bir göstergesidir. Çünkü Osmanlılar hayatları boyunca kendilerine gelen her şeyin içinden sadece kıymet verdiklerini hazinede saklamışlardır.

İlgili dokümanlar 1914 senesinde Topkapı Sarayı’nda ve Hazine Dairesi’nde
yapılan esaslı tamirat ve tadilat sebebiyle, hazine dairesine bir süre için (birarada) aktarılmışlardı. Uzun süre hazinenin bodrumunda kalarak kısmen rutubetten etkilenen bu evraklar, o zaman İstanbul Müzeleri Genel Müdürü olan Halil Ethem Eldem’in kararı ile 1935 yılında yeni kütüphanenin bir köşesine aktarılmıştır.

Bir süre sonra özellikle Kızlarağası dairesi ile sarayın çeşitli koğuş ve odalarında ayrı ayrı duran evraklarda buraya toplanmıştır. Bu nakiller bazı birbiriyle ilgisi olmayan dokümantasyonun karışmasına sebep olmuştur. 1926 yılında bu dokümantasyon havalandırılmak üzere kütüphaneye serilmiş ve içeri hakkında genel bir bilgi edinebilmek üzere kütüphaneci Ali Bey çalışma yapmıştır. Ancak tek kişinin bu kadar büyük sayıda evrak ile ilgili yapacağı çalışma çok genel manada kalıp, evrak yeniden yerlerine kaldırılmıştır.

topkapı sarayı

1933 senesinde müzenin düzenleme işleri ilerlemiş ve müzedeki tarihi binalara ve sergilenmek üzere hazırlanmış ve hazırlanmakta olan eserlere ait detaylı bilgilere ihtiyaç olmuştur. Böylece adı geçen dokümantasyon içindeki Hazine defterlerinin içeriği ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sırasında birçok eserin tarihi, içeriği, önemi hakkında bilgilere ulaşılmış ve hatta bazı daha önce belirlenmiş bilgilerde düzeltmeler / değişiklikler yapılmıştır. Bu çalışmalar sırasında binlerce belge tasnif
edilmiştir.

Başbakanlığın onayı ile dönemin Kültür Bakanı Saffet Arıkan tarafından 1937 yılında uzman olarak Macar arşivci Fekete Lajos çalışmaya başlamıştır. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi de adı geçen uzman tarafından araştırılmış ve kendisinin önerdiği şekilde arşiv fişleri geliştirilmiştir.

Ayrıca Başbakanlık (Devlet) arşivlerinde yapılacak çalışmalara örnek olabilmesi için Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde yürütülmekte bulunan tasnif çalışmalarının hızlandırılması kararı alınmıştır. Bu karara istinaden Başbakanlık’a bağlı Hazine-i Evrak bölümünde çalışmakta bulunan 10 kişi, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi tasnif çalışmalarında görevlendirilmiştir. Yurtdışından gelen uzman kendi ülkesine döndüğünde de ilgili tasnif çalışmaları devam etmiştir.

İlgili tasnif çalışmaları sırasında belirlendiği üzere arşivde tarih sırasıyla en eski belge Sultan Orhan Gazi zamanından 1348 yılından günümüze ulaşmıştır. Belgenin başındaki “Orhan bin Osman” yazısı tuğraya yakın bir şekildedir.

Bu belgeden sonra yine Orhan Gazi’nin Süleyman Paşa namına yaptığı 1359 tarihli İznik vakfiyesi gelmektedir. Bu belgelerden sonra Yıldırım Bayazid’in tahta çıkışında yazılmış farsça bir tebrik, Timur zamanından (1401) belgeler, Karamanoğulları vakfiyeleri, Çelebi Mehmet zamanından 1415 tarihli bir fetihname, İkinci Murad zamanından 1426 tarihli bir mülkname gibi belgeler bulunmaktadır.

Birinci Osman’dan ikinci Murad’a kadar geçen bir buçuk asırlık zamandan kalma belgeler çok miktarda değildir. Fatih Sultan Mehmed zamanında belge adedi birden artar. Bayazıt II zamanından da kayıt defterleri mevcuttur. (Bu durum tarihi açıdan, İstanbul’un fethine kadar devlet merkezinin Bursa ve Edirne şehirlerinde olmasından dolayı ilgili şehirlerde bu belgelerin kalmış olduğunu gösterir.) Fatih Sultan Mehmed zamanından kalma belgelerin çeşitleri ve içeriği incelendiğinde farklı materyaller üzerine yazılmış belgelerle birlikte, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nin esas temeli bu dönemden kalma belgeleri içermektedir denilebilir.

II. Beyazıt zamanından Hazine eşyalarını gösteren çeşitli defterler, vakfiyeler, fermanlar, kasideler, medhiyeler, şehzade Cem’e ait belgeler ve mektuplar, hükümdar nameleri görülebilmektedir. Selim I. zamanının belgeleri nispeten daha az olup Heşt-bihişt sarayındaki ganimetleri gösteren defter ve Çaldıran savaşına ait belgeler ve dönemin şehzadelerinin mektupları ve belgeleri dikkat çekmektedir. Piri Reis’in sultana sunduğu deri üzerine yapılmış harita da bu dönemdeki belgeler arasındadır

Kanuni Sultan Süleyman zamanından çok miktarda belge arşivde mevcuttur. Sultanın damadı İbrahim Paşa’nın yazışmaları, Sultanın Muhibbi imzalı şiir yazıları gibi belgelerin tümü arşivde yer almaktadır. Aynı şekilde sultanın şehzadelerinden Beyazıt’a ait haberleşmeler, Şah Tahmasbın nameleri, döneme ait haritalar vb. Belgeler arşivin önemli dokümantasyonu arasında yer almaktadır.

Hemen her padişah devrinde yazılmış telhisler, Valide Sultanların yazdığı
emirler, kendilerine gelen çeşitli belgeler, barış dönemlerini belgeleyen dokümanlar, sefaretlere, devlet teşkilatına ait Sadrazamların, Kaptanpaşaların ve diğer devlet erkanının verdikleri layihalar, ulufe bilgileri ve mali belgeler ile çeşitli vakfiyeler, mülknameler, beratlar da arşivde yer almaktadır.

Arşivin en önemli kısmı, hazineye ait defterler ve belgelerdir. Enderun
Hazinesi’nden başka Rast Hazinesi, Silahdar Hazinesi, Babüssaade Hazinesi, Harem Hazinesi, İfraz Hazinesi, Dış Hazine, Bakır Hazinesi gibi bir çok hazinelere ait evrak mevcuttur. Gerek bu hazine defterleri, gerekse diğer belgeler devletin yönetilme şeklini, Osmanoğlu ailesinin karakterlerini gösteren değerli dokümanlardır.

III. Ahmet, I. Abdülhamit ve III. Selim zamanlarından dönemle ilgili
yaşananlara dair önemli belgeler ve Napolyon Bonapart’ın mektupları da mevcuttur. II. Mahmut ve Abdülmecit zamanından kalan belgeler önceki dönemlere göre azalmıştır denilebilir. Asırların biraraya getirdiği bu arşivin son vesikası 1922 tarihlidir ve saltanatın kaldırılması ve iradenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bırakılması ile ilgilidir.

Kaynakça

SÜLEYMANOĞLU, E. F. (2018). MÜZE ARŞİVLERİNİN YÖNETİMİ. MARMARA ÜNİVERSİTESİ, TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ BİLGİ ve BELGE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, İstanbul. Mayıs 26, 2020 tarihinde https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=as2oTjW5jfr9IKSvmCdJYiCHhMsZWNlvVjrBqJA1h7reJdC_G5Tpr2o2OhmwQpP2 adresinden alındı

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın